23 EKİM, CUMA, 2026
Metehan Özcan, Vasıfsız (2026) Sanatçının izniyle

Metehan Özcan, Vasıfsız (2026) Sanatçının izniyle

Metehan Özcan, Vasıfsız (2026) Sanatçının izniyle

Metehan Özcan, Vasıfsız (2026) Sanatçının izniyle

Merve Bedir’in Ramak Kala (2026) adlı işine dair bir çizim Sanatçının izniyle

Merve Bedir’in Ramak Kala (2026) adlı işine dair bir çizim Sanatçının izniyle

Dilşad Aladağ’ın Nostaljinin Rayından Çıkmak (2026) filminden kare Sanatçının izniyle

Dilşad Aladağ’ın Nostaljinin Rayından Çıkmak (2026) filminden kare Sanatçının izniyle


Salt Galata’da Yeni Sergi: “İşi Olmayan Giremez”

Salt’ın yeni sergisi “İşi Olmayan Giremez”, kapalı kapılar ardındaki çalışma alanlarından fabrika hikâyelerine ve emek mücadelelerine uzanan çok katmanlı bir anlatıyı Salt Galata’da sanatseverlerle buluşturuyor.

Emek-sermaye ilişkisini ve üretim mekânlarını farklı boyutlarıyla ele alan “İşi Olmayan Giremez” sergisi, üretimi işçi bedeni, emek-sermaye ilişkisinin kurulduğu “iş yeri”, kent mekânı ve küresel dolaşım ağları olmak üzere farklı ölçeklerde okumayı öneriyor. Merve Bedir, bedenin ve emeğin optimizasyon ve otomasyona tabi tutulması süreçlerini odağına alan çalışmasında insan, makine ve mekân arasındaki ilişkiyi araştırıyor. İstanbul’daki geri dönüşüm sahalarını küresel atık ekonomisi bağlamında inceleyen Kamil Dalkır ile Sibel Karadağ, Avrupa’dan ithal edilen atıkları işleyen işçilerin maruz kaldığı bedensel tahribatın izini sürüyor. belit sağ’ın Sümerbank Bakırköy Bez Fabrikası’nın özelleştirme ve tasfiye sürecine odaklanan çalışması ise kamu fabrikalarını devletin sırtındaki “kambur” olarak gören neoliberal söylem ile ağır çalışma koşullarının işçi bedeninde bıraktığı hasar arasında ilişki kuruyor.

Dilşad Aladağ, Simyonoğlu Fabrikası’nın önce Millî Fabrika’ya, ardından bir müzeye dönüşümünü resmî arşivler, toplumsal anlatılar ve kişisel hafıza arasındaki gerilimler üzerinden ele alıyor. Metehan Özcan’ın iş ilanları ve fabrika yıllıklarını da içeren buluntu malzemelerle oluşturduğu arşiv, modernist çalışma ve barınma mekânlarındaki özel-kamusal, endüstriyel üretim-toplumsal yeniden üretim gibi ayrımları tartışmaya açıyor.

Sergi, fabrikayı yalnızca bir disiplin ve tahakküm mekânı değil, aynı zamanda yaratıcı direnişin imkân bulduğu bir alan olarak konumlandırıyor. Sultan Gökdemir, 1989’da Türkiye genelinde gerçekleşen işçi eylemlerinin kenti nasıl kolektif bir itiraz alanına dönüştürdüğünü belgeliyor. Tamar Levit ve Yaën S. Levi ise Neval Tarım ve Çalışan Eller korosu ile birlikte, küresel tedarik zincirlerine üretim yapan tekstil işçilerinin hak mücadelesini merkeze alıyor.

“İşi Olmayan Giremez”, kapalı kapılar ardında kalan çalışma mekânlarından gündelik pratiklere, dayanışma ve direniş biçimlerinden kıyıya itilmiş fabrika hikâyelerine ve hafızadaki kırılmalara uzanan çok katmanlı bir anlatı sunuyor.

Salt’tan Eylül Şenses tarafından programlanan sergi, 14 Şubat 2027 tarihine kadar Salt Galata’daki Mastercard Sergi Mekânı ile yapının giriş ve birinci katlarında görülebilir.

0
90
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage