03 KASIM, SALI, 2026

Evrenin Milyarlarca Yıllık Tarihini 32 Sayfaya Sığdırmak

Anna Claybourne ile evrenin ve dünyanın milyarlarca yıllık tarihini 32 sayfaya sığdırdığı kitabı 32 Sayfada Her Şeyin Tarihi kitabı üzerine konuştuk.

title_image

Çocukken şampuan şişelerindeki yazıları bile okuyup daha iyisini yazabileceğini düşünen Anna Claybourne, bugün dünyanın dört bir yanındaki çocuklar için kitaplar kaleme alıyor. Yayımladığı son kitabı The History of Everything in 32 Pages de 32 Sayfada Her Şeyin Tarihi adıyla Ayrıntı Yayınları’nın çocuk kitapları markası Dinozor Çocuk tarafından Türkiye’deki çocuklara sunuldu. Evrenin ve dünyanın milyarlarca yıllık tarihini 32 sayfaya sığdıran İngiliz yazarla çocukluk hayallerini, kitapları ve bitmeyen keşfetme tutkusunu konuştuk.

Evrenin ve dünyanın tarihini özetleyen 32 Sayfada Her Şeyin Tarihi kitabınız şimdi Türkiye’de de genç okurlarla buluşuyor. Öncelikle şunu sormak istiyorum; Büyük Patlama’dan günümüz teknolojisine uzanan milyarlarca yıllık bir tarihi 32 sayfaya sığdırma fikri nasıl ortaya çıktı?

Bu, yayıneviyle birlikte üzerinde konuştuğumuz bir fikirdi ve eğlenceli olacağını düşündük! Elbette her şeyi sığdıramazsınız ama en başından itibaren büyük resmi görebilme ve bütün parçaların nasıl bir araya geldiğini anlayabilme fikrini seviyorum. Bir şeylere genel hatlarıyla bakmayı her zaman sevmişimdir ve bunun çocuklar için de yararlı olduğunu düşünüyorum.

  1. 1
  2. 2

Bu kadar geniş bir zaman dilimini 32 sayfada özetlerken en çok zorlandığınız konu neydi ve araştırmaktan en çok heyecan duyduğunuz tarihi olay hangisiydi?  

Dünyanın farklı bölgelerinde aynı anda olup biten o kadar çok şey vardı ki, görsellerde nelere odaklanacağımıza karar vermek zordu. En sevdiğim konular, özellikle Ur gibi antik yerleşimler olmak üzere, daha eski dönemlere ait olanlar.

Kitabınızda Türkiye’den Çatalhöyük ve Ayasofya da yer alıyor. Türkiye’ye daha önce geldiniz mi? Bu iki tarihi mirası bizzat görme fırsatınız oldu mu?

Ne yazık ki Türkiye’ye hiç gelmedim ama gelmeyi çok isterim. Çatalhöyük’ü ve Göbeklitepe’yi görmek istiyorum. Çok eski tarihî mekânları görmeyi, orada yaşamış insanları ve nasıl insanlar olduklarını hayal etmeyi seviyorum.

Kitaplarınız uzun yıllardır Türkiye’de yayımlanıyor, bazı okulların kütüphanelerinde yer alıyor. Türk okurlarınızla nasıl bir bağınız var? Size gelen, şaşırdığınız veya unutamadığınız bir mesaj ya da soru oldu mu? 

Türkiye’deki okullardaki öğrencilerle çevrim içi buluşmalar gerçekleştirdim ve bir çevirmen aracılığıyla onların bütün sorularını yanıtladım. Harika sorular sordular.

  1. 1
  2. 2

Yakın gelecekte bir imza günü, kitap festivali ya da söyleşi organizasyonuyla buradaki okurlarınızla buluşma planınız var mı?

Böyle bir şey mümkün olursa harika olur. Ancak şu sıralar çok fazla seyahat etmiyorum. Ama belki bir gün!

İçinde bulunduğumuz bu teknoloji ve yapay zekâ çağında çocukların kitaplara, özellikle de kurgu dışı eserlere olan ilgileri nasıl sizce? Merak ettikleri her soruya saniyeler içinde cevap bulma imkânları varken, kitaplar onlara yapay zekânın veremeyeceği ne sunuyor? Dijital dünyada çocuklara kitapları, bilimi, tarihi sevdirmenin yolları neler?

Kitaplar bir konuyu daha eğlenceli hâle getirebilir ve o konuyu keşfetmek için farklı, hayal gücünü harekete geçiren yollar sunabilir. Ayrıca kitaplar bir hazırlık sürecinden geçer ve dikkatle kontrol edilir; oysa internette bulduğunuz yanıtlar çoğu zaman yanlış olabiliyor. Bir de gerçek bir kitaba sahip olmak, onu istediğiniz yerde keyifle okuyabilmek ve sonsuza kadar saklayabilmek demek.

Sizi bu alana yönelten neydi? Çocuklar için bilgilendirici kitaplar yazmaya nasıl karar verdiniz? Size ilham veren bir kitap ya da yazar oldu mu?

Yazmayı her zaman sevmişimdir. Yeni şeyler öğrenmekten, özellikle de bilimle ilgili konuları keşfetmekten de hoşlanıyordum. Bu nedenle Usborne Publishing’de bu alanda bir iş ilanı gördüğümde başvurdum ve işe alındım. Birkaç yıl sonra da serbest çalışmaya geçtim. Çocukken en sevdiğim kitap, Bronnie Cunningham’ın Tuhaf ve Merak Uyandıran Bilgiler kitabıydı.

Çocukken yazar olmanın hayallerini kuruyormuşsunuz. Hatta şampuan şişelerinin üzerindeki yazıları okuyup “Bu işi nasıl yapacağımı bilsem, bundan daha iyisini yazabilirdim” diye düşünüyormuşsunuz. Daha o yaşta kaleminize güveniyormuşsunuz yani. Bu özgüvenin kaynağı neydi? Şimdi kitapları dünyanın dört bir yanında okurla buluşan bir yazarsınız, peki o küçük Anna’nın tam olarak hayal ettiği yerde misiniz? 

Çok erken yaşta okumayı öğrendim ve elime geçen her şeyi okudum; kitapların yanı sıra şampuan şişelerini, gıda ambalajlarını ve çizgi romanları da. Aslında mesele kendime güvenmemden çok, bir şey yeterince açık anlatılmadığında bunu fark etmem ve daha iyi anlatılmasını istememdi. Ama şimdi yazar olduğum hâlde bile buna hâlâ tam olarak inanamıyorum. Yazar olmayı istiyordum ama bunun gerçekten mümkün olabileceğini düşünmüyordum!

Anna Claybourne

Anna Claybourne

Çocuklarınız ve kedilerinizle birlikte İskoçya’nın Edinburgh şehrinde yaşıyorsunuz. Kitap yazmadığınız, araştırma yapmadığınız zamanlarda vaktinizi nasıl geçirirsiniz? İlgi alanlarınız neler? Sıra dışı ve renkli bir hayatınız mı var, yoksa “sıkıcı” denebilecek kadar sakin bir yaşamınız mı?

Müzik yapmayı, dikiş dikmeyi, el işiyle uğraşmayı, bir şeyler üretmeyi, kendin yap projelerini, kamp yapmayı ve yaratıcı yazarlığı seviyorum. Dolayısıyla hobilerimin çoğu evde yapılabilecek türden. Ama pek çok müzik grubunda çaldım ve çok sayıda sahne performansı gerçekleştirdim; işte bu da hayatımın biraz daha renkli tarafı!

Çocuklarınızdan biri ileride yazar olmak istediğini söylese, ona vereceğiniz ilk tavsiye ne olurdu?

Her şeyi oku!

Sırada ne var? Yüzlerce çocuk kitabı yazmış bir yazar olarak, hâlâ sizi heyecanlandırabilen bir konu bulabiliyor musunuz?

Evet! Özellikle uzay konusundan ve uzay görevleriyle teleskoplar sayesinde sürekli yaptığımız yeni keşiflerden hiç bıkmıyorum. Öyküler ve şiirler yazmak için biraz daha fazla zamanım olsun istiyorum; bu nedenle onlara da zaman ayırmaya çalışıyorum. Ayrıca çok iyi bildiğim ve defalarca yazdığım konuları bile ele almanın yeni yollarını bulmayı gerçekten seviyorum. Dolayısıyla işimi hâlâ büyük bir keyifle yapıyorum!

Geldanlage